Advertisement
Ana menü
Ana sayfa
Makaleler
Röportajlar
Blog
Yazılar
Bağlantılar
Arama
Dikine Forum
İletişim
Yazarlarımız
Güncel yazılar
İstatistikler
Ziyaretçi sayısı: 620837



Dikine
Forum
açıldı



 
Bulunduğunuz sayfa: >> Ana sayfa arrow Yazılar arrow Makaleler arrow AYDINLANMA TARİKATI

AYDINLANMA TARİKATI Yazdır E-posta
Salı, 02 Şubat 2010
 

Yazan: Dikine.Net,

Okunma Sayısı : 623

İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

Orhan Gökdemir

Aydınlanma Tarikatı, felsefenin “karanlık” dehlizlerine doğru çıkılan uzun bir yolculuğun ikinci durağı. Önünde “Felsefi Aklın Eleştirisi” çalışması var, arkasında “Helenizm, Siyonizm, Türkçülük” çalışması duruyor.

Haliyle çıkış noktasında daha felsefi, varış noktasına doğru daha “tarihsel” bir söylem çıktı ortaya. Bu bir tercihten çok, işin doğasından kaynaklanıyor. Felsefeden yola çıkanların eninde sonunda tarihe varması kaçınılmazdır.

Felsefe, kendini tarihten bağımsız olarak sunmaya meraklıdır. Felsefenin tarihsiz bir alan olduğu yargısı bundan kaynaklanıyor. Oysa filozofların hep bir tarihi var ve bu tarihi dikkate almayan bir felsefenin kendisini anlama şansı yok.

Antik Yunan’dan başlayan bir felsefe serüveni için “tarihsiz bir felsefe” gerekliydi belki de. Kendi kendisinin babası olan “Yunan düşüncesi” ancak böyle imal edilebilirdi. Ama gerçeğin peşinde olanların o düşünceye “tarih”i hatırlatması da kaçınılmazdır.

Din ve teoloji ile felsefenin karşılaşma alanı da böylece ortaya çıkar. Felsefe, modern biçimiyle teolojinin çocuğudur. Bu nedenle felsefe alanında yapılan her kazanın altında dinler tarihine ait kalıntılar bulunur.

Atonizmi, felsefe ve dinler tarihinin atladığı o büyük sıçramayı anlamadan gerçeğe yaklaşamayacağımız bir noktada duruyoruz şimdi. Freud, “Musa ve Tek Tanrıcılık” adlı çalışmasında, “Hıristiyanlık Parantezi”ni dinler tarihinde Atonizmin alt ettiği Amon rahiplerinin ikinci çıkışı sayıyor. Bütün ihtişamıyla gelmiştir ve başta felsefe olmak üzere dışarıda kalan ne varsa ezip geçtiğini biliyoruz. Bir tek “Bizans” direndi ve Bizans’ın yıkılmasıyla direnişten kalanlar Avrupa’ya taşındı. Rönesans ve Aydınlanma o mirasın üzerinde yükseldi. Hıristiyanlığa karşı bir başkaldırı sayılıyor.

Başkaldırıdır. Rönesans ve Aydınlanma karşılaştığı her yerde Hıristiyanlığa saldırdı. Baş verdiler ve baş aldılar. Saldıranlar “Güneş merkezli” bir evren modelini büyük bir ısrar ve inatla savundular. Şiddetli bir savaş olmuştur.

Güneş ise Atonizmin inanışıdır.

Bu durumda Rönesans ve Aydınlanmayı Atonizmin ikinci yükselişi saymamızda bir sakınca yoktur. Atonist parantezin kapanışı da Romantizmin Hıristiyanlıkla ittifak yapması sonucu mümkün olmuştur.

Bu durum “rasyonel” Aydınlanmanın da dinler tarihinin bir devamı olduğu ortaya çıkıyor ki, bunun da Aydınlanmayı anlamada çok devrimci bir ipucu olduğuna inanıyorum.

Bu ipucu benim için büyük ölçüde “Aydınlanma Tarikatı”nın verisidir. Tartışmayı ise “Din ve Devrim” ile sürdürüyorum. Destek Yayınları birbirini takip etmesini istedi, yetiştiriyorum.

Bir kapı araladım, görebildiklerimi paylaşıyorum. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler…

6 Ocak 2010

   
Bu yazıyı web sitenizde yayınlayın

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 1 / 1

Aydınlık ama kaç mumluk??

Yazan:: Murat DEMİREGER (Misafir) Tarih: 14-06-2010 16:50

Aydınlık ama kaç mumluk??

Yazan:: Murat DEMİREGER (Misafir ) Tarih: 14-06-2010 16:50

Aslında Atonizm tek tanrılara geçişin en büyük köprüsüdür. Mısırlılar her ne kadar politeistik bir yapıya sahip olsalarda Atonizm ile birlikte getirilen normlar günümüzdeki kutsal dinlere örnek teşkil etmişlerdir. örneğin; Musa'ya gelen 10 emrin 8'ini Mısır rahipleri zaten biliyorlardı.  
 
Tabiki Antikçağ aydınlanmasının başkenti Atina'ydı...Felsefe tarihi, XViii'nci yüzyıla aydınlanma çağı adını koyuyor. Kant'ın tanımına göre insan, aklını kullanmayışı yüzünden düşmüş olduğu durumdan aklını kullanarak kurtulmuş; aydınlanma yoluna girmiştir. Akıl, hep o akıldır. Ama insan onu bugüne değin kullanmaktan ürküyor, aracıların yardımını arıyordu: Artık aklını kullanmak gücüne kavuşmuştur.İnsan, artık, evrendeki yerini bilmektedir. Artık bütün değerler; din, devlet, toplum, eğitim ve erdem hallaç pamuğu gibi yeniden atılacak, yeniden didiklenecektir. yaklaşık 5 asırdır da didiklenmeye devam ediyor. Umarım sizinle son bulmayacaktır da!

 

» Yorumu cevapla...

Yorum Sayısı: 1 / 1



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 3000
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
TXN         GWB      
7 T    G      K   9L8
HPT   NU3   3NW      
  T    K    7     NT6
T6E         X42      
   
   



mXcomment 1.0.6 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >



Linkler
Dikine e-Grup
Yabanıl
2012 Marduk
Global Disaster
Dikine Forum
Hikmet Kıvılcımlı
Çok okunan yazılar
Son yorumlar
AYDINLANMA TARİKATI
Aydınlık ama kaç mumluk??
Aslında Atonizm tek tanrılara geçişin...
14/06/10 16:50 devamı..
yazan Murat DEMİREGER

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
o agabey
Biliyorsun ki sevgili dostum o agabey...
09/06/10 05:36 devamı..
yazan Agabey

DİN VE DEVRİM- Önsöz
Muhteşem bir kitap
muhteşem bir kitap ,bu konulara ilgim...
05/04/10 14:38 devamı..
yazan şeref bacacı

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Esaslı Teğet
Sayın Çölkesen, yorumu okuyup yanıtlama...
17/02/10 10:45 devamı..
yazan Kerestetoles

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Kerestoteles'e Cevap
Sayın Kerestoteles, söylemeye...
10/02/10 10:44 devamı..
yazan Mustafa Çölkesen

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Teğet
90'lı yıllarda Bursa da öğrencilik...
10/02/10 01:27 devamı..
yazan Kerestoteles

Din ve Devrim
Böyle de görülebiliyor evet
İnsanlık tarihini yeniden...
19/12/09 06:15 devamı..
yazan Ersan Baydemir

Göktuğ Halis'in Yeni Kitabı...
Merak,tebrik
Sayın Göktuğ,merakla beklediğim...
02/12/09 03:26 devamı..
yazan kerestoteles

       
Google Gruplar
dikine grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et