Advertisement
Ana menü
Ana sayfa
Makaleler
Röportajlar
Blog
Yazılar
Bağlantılar
Arama
Dikine Forum
İletişim
Yazarlarımız
Güncel yazılar
İstatistikler
Ziyaretçi sayısı: 620837



Dikine
Forum
açıldı



 
Bulunduğunuz sayfa: >> Ana sayfa arrow Yazılar arrow Makaleler arrow Doğu'nun 1 Mayıs'ı

Doğu'nun 1 Mayıs'ı Yazdır E-posta
Perşembe, 30 Nisan 2009
 

Yazan: Mustafa Çölkesen,

Okunma Sayısı : 1088

Mustafa Çölkesen

20’li yaşlarını 80’li yılların ortalarında geçirmiş olan bizler için manevi, sembolik ve ne yazık ki ülkemizdeki haliyle trajedik anlamı olan 1 Mayıs yarın kutlanacak…

Bu vesileyle, hem bir anlamda insan olmanın erdemi, sevinci, yaşama coşkusunun bayramı olarak algılanması ve kutlanması gereken bu özel günü kutlamak ve hemde bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim:

Bugün Kıta Avrupa’sının gelişmiş ülkelerinde yaşayan işçi sınıfının sosyal-tarihsel kazanımlarının çoğu 1 Mayıs’ta sembolleşmiş durumdadır, o ülkelerde 1990’lı yılların ortalarına kadar süren refah devleti uygulamalarıyla uzlaşmış olan, dahası gelişmiş kapitalist ulusal devletlerinin emperyal amaçlarından bir bakıma nemalanmakta olan, teslimiyetçi, çıkarcı, mutasyona uğramış milliyetçi işçi sınıflarının ruhsuz, adeta bürokratik bir bayramı olarak kutlanılmaktadır 1 Mayıs…

1990’lı yıllarda Doğu Bloku ülkelerindeki çözülüşün tüm dünyadaki emekçiler üzerindeki yarattığı moral bozukluğunun yanısıra, en eski tarihinden günümüze teknoloji ve ilerleme fetişisti Batı’nın üretim tekniklerinde yaptığı değişiklikler ve küresel üretim hattının karmaşıklaşması nedeniyle işçi sınıfının tanımlarındaki farklılaşma da 1 Mayıs’ın tarihsel anlamını deforme etmiş durumdadır.

Üstüne üstlük, Kıta Avrupası refah devleti modelini baz alan ve kapitalizmi reforme ederek itibarını düzeltmeye çalışan sözde Enternasyoneller, adeta, Avrupa yönetici sınıflarının psikologları, danışmanları gibi çalışmaktalar.

Keza böylesi bir ortamdaki Avrupa Marksist hareketi, bir dizi tarihi ihanetlerinden sonra henüz Doğu bloku çözülmemişken bile devrimci programlarını revize etmiş durumdaydılar.

Böylelikle, şimdiki haliyle Batı’dan kapitalist uygarlığın tüm veçhelerini sorgulayan dünya çapında bir devrimci program beklemek bir hayalden öteye geçemeyecekmiş gözükmektedir.

Batı’nın muhalefet güçlerinin bu özet görünümü karşısında, kaba sosyolojik işçi sınıfı tanımlaması da dahil olmak üzere Batı’nın tüm değerlerinden, vizyonundan, doğa, bilim, topyekün uygarlık anlayışından bir bakıma hicret etmemiz gerekiyor. Bu, bizi doğadan ayıran, topluma, kendimize, benliğimize, çocuklarımıza, insanlığın geri kalanına yabancılaştıran piyasa fetişisti Batı ideolojisinden bir çıkış, unutma, yenilenme ve yeni baştan kurma çabası olacaktır.

O halde, değer yaratmak bir yana, salt insan olmanın onuru ve sevincini, bu kökten çürümüş ve ilerlemeci-kalkınmacı, teknoloji fetişisti uygarlık paradigması ile dünyanın geri kalanını da çürütme çabasında olan Batı’da değil, bir bakıma Marx’la aynı kaderi paylaşarak, Batı’nın dışında bir coğrafyada ve o coğrafyaların tarihinde ve kültürel zenginliğinde aramamız gerekiyor.

Bu coğrafya ise, bir zamanlar barbar Batı’nın onun dinsel, düşünsel tohumlarını alıp, kendine mal ettiği, sonrada kendi gelecek kurgusu içinde soğurarak yabancılaştırdığı, topraklarından henüz merhameti ve insan sevgisini tam olarak silip atamadıkları Doğu’nun koordinatları içinde bir yerlerdedir.

Bu topraklar, bugün artık unutulmuş olan, Akhenaton’un sevgiyle yakarışları, Dumuzi’nin acıları, Hermes Trismegistos’un bilgeliği, “merhametli kral” Agade’li Sargon’un tarihsel varlığı, Hammurabi’nin reformları, çileli İsa’nın itirazları, Ölü Deniz Yazmaları, tutkulu Pavlus’un uzun yolculukları, Lao Tzu’nun doğa dini, Perslerin hoşgörüsünü imgeleyen Zerdüştçülük, devlet dini haline gelmeden önceki İslamlık’ın çağrısı ile damgalıdır.

Kanımca bayramların en kıymetlisi olan, daha değerli, onurlu bir yaşam uğruna hayatlarını feda etmiş olan tüm dünya insanlarının anısına  İnsanlık Bayramı’mızı kutluyorum.

   
Bu yazıyı web sitenizde yayınlayın

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 2 / 2

Direnç Bayramı

Yazan:: Burak Eldem (Misafir) Tarih: 30-04-2009 22:27

Direnç Bayramı

Yazan:: Burak Eldem (Misafir ) Tarih: 30-04-2009 22:27

Son derece yerinde bir çıkış noktasından hareketle yazılmış, önemli bir yazı olduğunu düşünüyorum. Eklemek ya da katkıda bulunmak isteyeceğim nokta, Doğu ve Batı algılayışımızın "navigasyon"dan da, coğrafyadan da bağımsız, farklı kültür kodlarına (buna "hayata bakış" da diyebiliriz belki) bağlı olduğu. Yaklaşık 120 yıldır 1 Mayıs'ın anlamını sırtlayıp belli bir yere yerleştiren "işçi sınıfı" da, bir noktada Batı'nın "yarattığı" toplumsal olgulardan biridir, dersem, daha net anlaşılabilir. Diğer yandan, Mayıs'ın ilk gününü (ya da sıcak bahar güneşinin söğüt yaprakları üzerine düştüğü mevsimsel kerterizi) en az üç bin beş yüz yıl önce "Beltane" adıyla "yenilenme - rejenerasyon" kutlaması olarak gelenekleştiren de (coğrafi anlamda) Batı. Yazıyı çok önemsediğimi ve özellikle son paragraflardaki saptamalara çok büyük oranda katıldığımın altını çizmek isterim. "Batı'nın bugünkünden daha Doğu, Doğu'nun da bugünkünden daha Batı olduğu" dönemlerden bu yana uyanışın, yenilenmenin, yaşamın kutsanmasının takvimdeki izdüşümü olan 1 Mayıs'ı, bütün o tarihselliği kucaklayarak "direnç bayramı" olarak da adlandırabileceğimizi düşünüyorum. Yaşamı önde tutan, paylaşım ve dayanışmayı düşünce eksenine yerleştiren bir anlayışın, şiddete, açgözlülüğe, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı, doğa'nın ta kendisini yanına emsal alarak kutladığı bir direnç bayramı belki... Elinize sağlık.

 

» Yorumu cevapla...

Daha ne eklenebilir ki

Yazan:: Mine Böhürler (Misafir) Tarih: 01-05-2009 12:55

Daha ne eklenebilir ki

Yazan:: Mine Böhürler (Misafir ) Tarih: 01-05-2009 12:55

Uzun süreden bu yana, okuduğum ve tam manasıyla katıldığım ender yazılardan bir tanesi. Sizi kutlarım Mustafa Bey.

 

» Yorumu cevapla...

Yorum Sayısı: 2 / 2



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 3000
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
PY3         AB7      
D M    G      X   9RX
TG8   D2W   UAK      
  9    M      T   77Y
IOF         8OP      
   
   



mXcomment 1.0.6 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >



Linkler
Dikine e-Grup
Yabanıl
2012 Marduk
Global Disaster
Dikine Forum
Hikmet Kıvılcımlı
Çok okunan yazılar
Son yorumlar
AYDINLANMA TARİKATI
Aydınlık ama kaç mumluk??
Aslında Atonizm tek tanrılara geçişin...
14/06/10 16:50 devamı..
yazan Murat DEMİREGER

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
o agabey
Biliyorsun ki sevgili dostum o agabey...
09/06/10 05:36 devamı..
yazan Agabey

DİN VE DEVRİM- Önsöz
Muhteşem bir kitap
muhteşem bir kitap ,bu konulara ilgim...
05/04/10 14:38 devamı..
yazan şeref bacacı

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Esaslı Teğet
Sayın Çölkesen, yorumu okuyup yanıtlama...
17/02/10 10:45 devamı..
yazan Kerestetoles

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Kerestoteles'e Cevap
Sayın Kerestoteles, söylemeye...
10/02/10 10:44 devamı..
yazan Mustafa Çölkesen

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Teğet
90'lı yıllarda Bursa da öğrencilik...
10/02/10 01:27 devamı..
yazan Kerestoteles

Din ve Devrim
Böyle de görülebiliyor evet
İnsanlık tarihini yeniden...
19/12/09 06:15 devamı..
yazan Ersan Baydemir

Göktuğ Halis'in Yeni Kitabı...
Merak,tebrik
Sayın Göktuğ,merakla beklediğim...
02/12/09 03:26 devamı..
yazan kerestoteles

       
Google Gruplar
dikine grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et