Advertisement
Ana menü
Ana sayfa
Makaleler
Röportajlar
Blog
Yazılar
Bağlantılar
Arama
Dikine Forum
İletişim
Yazarlarımız
Güncel yazılar
İstatistikler
Ziyaretçi sayısı: 620813



Dikine
Forum
açıldı



 
Bulunduğunuz sayfa: >> Ana sayfa arrow Yazılar arrow Makaleler arrow İsrail'i Kur'an ile anlamak

İsrail'i Kur'an ile anlamak Yazdır E-posta
Pazartesi, 29 Aralık 2008
 

Yazan: Göktuğ Halis,

Okunma Sayısı : 1695

 Göktuğ Halis

İsrail, Filistin topraklarını bombalıyor. nefes alıp veren, yüzlerce insan; kadın erkek, yaşlı çocuk demeden, İsrail bombalarının altında can veriyor.

Katliam emreden, yaptığı katliamları masalsı bir dille anlatan bir dinin inananlarında acıma olur mu? Tanrısıyla peygamberiyle katliamı buyuran bir dinin kitabına, gökten düşen bir nur gibi paye verenlerde vicdan bulunur mu?

"... ve gece yarısında vaki oldu ki, Rab, tahtı üzerinde oturan Firavunun ilkinden, zindanda olan esirin ilkine kadar, Mısır diyarında bütün ilk doğanları ve hayvanların bütün ilk doğanlarını vurdu. Ve geceleyin firavun, kendisi ve bütün kulları, ve bütün Mısırlılar kalktılar, ve Mısır'da büyük feryat vardı; çünkü içinde ölü olmayan bir ev yoktu... " (1) Eski Ahid, Çıkış, 12. bap 29-30.     

Mısır'ın kötülüğün sembolü olduğunu biliyoruz. Öyleyse Tanrı'nın söz konusu eylemlerine, Tevrat'ın iç tutarlılığı içinde değerlendirip "haklılık" payesi verebiliriz. Peki Tevrat'ın Tanrısı'nın, bizzat kendi halkına, hiçbir insan zihnine gelmeyecek bir yöntem ile yok olmayı hak görmesine ne diyeceğiz.

"... ve onlara dedi: israil'in Allah'ı Rab şöyle diyor: Herkes kılıcını beline kuşansın, ve ordugahta kapıdan kapıya dolaşsın, ve herkes kendi kardeşini ve herkes kendi arkadaşını, ve herkes kendi komşusunu öldürsün. ve  Levi oğulları Musa'nın söylediği gibi yaptılar, ve o gün kavmdan üç bin adam kadar düştü..." Eski Ahid, Çıkış, 32. Bap, 27-28...

Şimdi de diyeceğiz ki, onlar sapmıştı. Sapmış olan kendi kavmini, kardeşlerine öldürten bir Tanrı'nın vicdanını nerede arayacağız?

Dünyayı "Tanrı'nın kendilerine armağanı", kendinden olmayanları yok etmeyi emreden bir dinin öğretileri, o çok övünülen batı değerlerine nasıl sığacak?

"...Ancak Allahın rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavmların şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın , fakat onları, Hittileri ve Amorileri ve Kenanlıları ve Perizzileri ve Hivileri ve Yebusileri, Allah'ın rabbin sana emrettiği gibi tamamen yok edeceksin..." Eski Ahid, Tesniye 20. Bap, 16-17...

İsrail Filistin'i bombalıyor. Tıpkı alıntı yaptığımız bölüm gibi, rabbin emrettiği ölçüde, Tanrı'nın kendilerine adadığı topraklardaki kavimlerden birisini, tamamen yok etmeye çalışıyor. Din, ahlakı doğrular ve bir toplumun ahlakının kefili olarak anlam gören bir nitelik taşır ise, ahlakı bozuk bir dinsel emir, hangi toplumu "iyi" kılabilir? Kılamıyor, sosyo-ekonomik analizlerin ötesinde İsrail, ahlakı bozuk zihniyetiyle kutlu zaferine ulaşmaya çalışıyor.

İsrail Filistin'i bombalıyor. Yüzlerce müslümanı, ölüme gönderiyor. Modern teknolojinin yıkım imkanları bilinseydi, Yehova'ya dahi şaşkınlıktan küçük dilini yutturarak, kendi kitabına alımlamaya zorlayacağı yöntemleri kullanıyor. Ve kutsal kitabın kendisine kefil olduğunu, amacı yolunda kendisine destek sunduğunu ve yenilmeyeceğini düşünüyor. Müslümanlar öldükçe, sayılarının azaldığını düşünüyor.  Tarihin, direnen halkın hiçbir zaman yenilmeyeceği olgusunu doğruladığından haberdar gözükmüyor. Hele ki o halkın, Kuran-ı Kerim gibi bir kılavuzu, din adına savaşımda köklü bir geleneği bulunduğunu, Selahaddin Eyyubi ve Baybars gibi kahramanları içinden çıkardığını atlıyor.

Tüm dünya İsrail bombalarıyla ayağa kalkıyor. Arabuluculuk rolleriyle, kendilerine dünyevi nimetler ve rantlar sağlamaya çalışanlar, oraya buraya koşuşturup duruyor. Modern dünyanın değerleri, köklerini antik dinlerde aramamız gereken bir dinin buyruklarıyla yönetilen tepkileri yola getirmeye çalışıyor. Oysaki bunun nafile bir çaba olduğunu bilmiyorlar. Dini kurallara göre yönetilen bir devlet olan İsrail, seküler dünyayı "bir tarafına" sallamıyor ve suçlular yüzünü Tevrat'ın sayfalarına sürerek arınıyor. Öldürenin dini dayanağı hükmü varsa öldürülenin de vardır. Onu hatırlamadan neyi anlamak mümkündür ki?

"İnanan, hicret eden ve Allah yolunda kanlarıyla, canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır. Rableri onlara, kendisinden bir rahmet, rıza ve içinde sürekli kalacakları nimeti bol cennetleri müjdeler. Orada ebedi kalacaklardı. Allah, işte büyük mükafat onun yanındadır." Kur'an-ı Kerim, Tevbe Suresi, 20,21 ve 22. ayetler.

Müslüman dünyası, "acınası", "mazlum" yahut "yardıma muhtaç" olarak sunuluyor. Oysaki bu anlayışa hizmet edenler, Kuran'ın ayetlerinden habersiz gözüküyorlar. Allah yolunda mücadele ederken ölmeyi, gerçek mutluluğa erişmek olarak tanımlayan bir dinin, insanlarını hangi bomba korkutabilir, bunu hiç düşünmüyorlar.

" Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma, hayır (onlar) diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar... Onlar ki halk kendilerine (düşmanımız olan) "insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz) onların imanını artırdı. Ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" dediler." Kur'an-ı Kerim Al-i İmran Suresi, 169 ve 173. ayetler.

   
Bu yazıyı web sitenizde yayınlayın

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 4 / 4

gentile

Yazan:: mustafa (Misafir) Tarih: 30-12-2008 01:55

gentile

Yazan:: mustafa (Misafir ) Tarih: 30-12-2008 01:55

"En iyi gentile ölü bir gentiledir.." 
İsrail'in bir öğreti gibi kabul edilen bu sözü ve üstelik Arz-ı Mevud söylencesini itikatlaştıran bir zihniyetten başka ne beklenir? 
Kur'an-ın "Allah için savaşmak" vurgusunu İsraillilerin yaptığıyla eş tutmadan dile getirmek bir hakkı teslim etmedir.Hak ve adaleti tesis etmek ve zulme karşı tavır geliştirmek İslam dininin temel öğretisidir.Başkalarının canıyla ve kanıyla gelişeceği varsayılan bir adalet olmaz olsun..Başkalarına zulmederek sahip olunan topraklar bizden uzak olsun..Yeryüzü geniş,eşitliği kendine düstur edinen her birey kendine yer bulur bu dünyada ama o zaman arsızlık ne yapacak? 
 
İyilik ve kötülük insanlık var oldukça birbirleriyle mücadele edecekler..Önemli olan bizim hangi safta yer tutacağımızdır..Ne diyelim,aklı ve vicdanı olanlar görüyorlar herşeyi..

 

» Yorumu cevapla...

Tanrısal Adalet

Yazan:: Murat DEMİREĞER (Misafir) Tarih: 31-12-2008 02:27

Tanrısal Adalet

Yazan:: Murat DEMİREĞER (Misafir ) Tarih: 31-12-2008 02:27

İsrailoğullarının dininde tanrısal adaleti aramak ne kadar doğru bilmiyorum. Tora'nın zaten biçimleniş şekli Mısır kanunları ve yaşam biçimiyle örtüşmekte.. Musaya gelen 10 emrin 8'ini çok tanrılı Mısırlıların ölüler kitabında bulmanız mümkün..Tanrıyla güreşip onu yendiğini söyleyen bir inanışları var.:"Yakub yalnız başına kaldı ve gün ağarıncaya kadar bir adam onunla 
güreşti. Yakub'un uyluk başı incindi, bırak gideyim, gün doğuyor, dedi. Güreşen tanrıydı ve dedi: Beni mübarek kılmadıkça seni bırakmam, çünkü sen Allahı yendin, artık sana Yakub değil İsrail denecek (İb. İsrail deyimi Tanrıyla güreşen demektir). Yakub, Allahı yüz yüze gördüm ve canım sağ kaldı, dedi. Uyluğu üzerinde aksıyordu. Bunun için bugüne kadar İsrailoğulları uyluk başı üstündeki kalça adalesini yemezler, çünkü oraya Tanrı eli dokunmuştur (Tekvin, XXXii, 24-31)...

 

» Yorumu cevapla...

İsrailoğulları

Yazan:: Murat DEMİREĞER (Misafir) Tarih: 31-12-2008 02:38

İsrailoğulları

Yazan:: Murat DEMİREĞER (Misafir ) Tarih: 31-12-2008 02:38

ayrıca musaya gelen 10 emir ile bu emirlere uyulması aksi taktirde musa kavminin cezalandırılacağı da belirtilmiş. Kuranı kerimde anlatılan "Ey israiloğulları biz sizi tüm insalardan üstün kılmadık mı... siz yine sapıtanlardan oldunuz diye devam eden ayet (Bakara süresi) buna bir örnektir. Yahudi tanrıbilimcileri de bu olayı, Tanrı'nın on buyruğuna bağlı kalmadıkları için Tanrıca cezalandırıldıkları yolunda yorumlarlar. İsrailoğulları dünyanın dört bir yanına dağıldılar. ve çok acı çektiler. Özellikle 1930'larda Hitler faşizminde canavarlaşan soykırımı, uygarlık masallarına karşın insanlığın henüz vahşet çağında bulunduğunun en büyük kanıtıdır. İsrailoğulları, yüzyıllarca sonra, vatanlarını 
yeniden ele geçirmek için, Tanrı gücünü bir yana bırakıp, çağımızda en geçerli güç olan para gücüne başvurdular ve Filistin'i satın aldılar. Çağımızın bir uygarlık çağı olmayıp bir vahşet çağı olduğunu bir kez daha kanıtlamak için şimdilerde, vaktiyle Hitler'in kendilerine uyguladığı soykırımını Filistin Araplarına uyguluyorlar. Bu da işin bir başka yanı..

 

» Yorumu cevapla...

varoluş neyin kurbanı

Yazan:: okyanus (Misafir) Tarih: 05-02-2009 05:40

varoluş neyin kurbanı

Yazan:: okyanus (Misafir ) Tarih: 05-02-2009 05:40

Din,adına 'uygarlık' denilen insanlığın tüm alçaklığını meşrulaştıran en önemli araçtır.Savaş ve cinayet,karşı konulamaz çekicilikteki ödüllerle kutsanır;bu bazen sonsuz cennet,bezen de vadedilmiş topraklar olur. Otantiklik,düşünceyle yaratılan akılla öldürülürken,din doğabilmiştir ancak;adına insan uygarlığı denilen kanayan yaranın pansumanı olarak.

 

» Yorumu cevapla...

» Tüm cevap(ları) 1 gör

Yorum Sayısı: 4 / 4



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 3000
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
UTT         QUE      
T      C      O   Y1X
TCY   JWP   COK      
  S    W      O   1DH
C94         6AT      
   
   



mXcomment 1.0.6 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >



Linkler
Dikine e-Grup
Yabanıl
2012 Marduk
Global Disaster
Dikine Forum
Hikmet Kıvılcımlı
Çok okunan yazılar
Son yorumlar
AYDINLANMA TARİKATI
Aydınlık ama kaç mumluk??
Aslında Atonizm tek tanrılara geçişin...
14/06/10 16:50 devamı..
yazan Murat DEMİREGER

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
o agabey
Biliyorsun ki sevgili dostum o agabey...
09/06/10 05:36 devamı..
yazan Agabey

DİN VE DEVRİM- Önsöz
Muhteşem bir kitap
muhteşem bir kitap ,bu konulara ilgim...
05/04/10 14:38 devamı..
yazan şeref bacacı

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Esaslı Teğet
Sayın Çölkesen, yorumu okuyup yanıtlama...
17/02/10 10:45 devamı..
yazan Kerestetoles

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Kerestoteles'e Cevap
Sayın Kerestoteles, söylemeye...
10/02/10 10:44 devamı..
yazan Mustafa Çölkesen

"Bu Kalp Seni Unutur mu?"...
Teğet
90'lı yıllarda Bursa da öğrencilik...
10/02/10 01:27 devamı..
yazan Kerestoteles

Din ve Devrim
Böyle de görülebiliyor evet
İnsanlık tarihini yeniden...
19/12/09 06:15 devamı..
yazan Ersan Baydemir

Göktuğ Halis'in Yeni Kitabı...
Merak,tebrik
Sayın Göktuğ,merakla beklediğim...
02/12/09 03:26 devamı..
yazan kerestoteles

       
Google Gruplar
dikine grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et